keskin bir tütün kokusu, vardı.
Bu, çıplaklığı, sefaleti göz üşüten oda; sabahleyin şafak sökmeden kar, yağmur, rüzgar, güneş, hiçbir mani dinlemeyip fakirliğin, açlığın emriyle ıslana üşüye, titreye sendeleye, sessiz, şikayetsiz sürüne sürüne gelen bir muzdarip, yorgun vücutların istirahat hakkını vermeden yine aynı emirle işe